Boyabat Masaj Salonu-Masöz Esra
Boyabat Masaj Salonu-Masöz Esra
Boyabat Masaj Salonu-Masöz Esra “O vakit haydi yatağa gidelim,” dedi Constance.
“Yunan Antolojisi’nden birazcık okumak isterim,” dedi Bob. “Yatmadan önce. ”
Evin içinde kitabı aramaya koyuldu. Mutfağa baktı. Orada bulamadı. Yatak odasına baktı fakat orada da değildi, hal böyle olunca ne olursa olsun salonda olmalıydı. Kitabı bulma umuduyla salona gitti.
Constance dişlerini fırçalayıp yatak odasına gitti, yatmak için soyunmaya başladı. Çok yorgundu. Hissettiği kadar yorgun olması için daha çok gençti.
“Constance?” diye bağlarırdı Bob salondan. “Ne var, Bob?”
“Yunan Antolojisi’nin nerede olduğunu gö rdü n mü ? Salonda olması gerekiyor ama bir tü rlü bulamıyorum'”
Yunan Antolojisi yatağın yanındaki minik masanın üstünde duruyordu. Constance ona baktı. “Hayır,” dedi.
“mutlaka bir yerlerde olmalı,” dedi Bob. “Yeryüzünden böylesine kaybolmuş olması imkansız.”
Constance soyunmasını tamamlamış oldu! Bob’un mutfakta Yunan Antolojisi’ni aradığını duyabiliyordu. Umursamıyordu. Yatağa girdi. Her zaman çıplak uyurdu.
Adam mutfaktan vazgeçti ve yatak odasına girdi. Constance yatakta, battaniye boğazına
kadar çekilmiş durumda yatıyordu.
“Hey, işte orada,” dedi Bob mutlu bir halde, yatağın yanındaki masada Yunan Antolojisi’ni
fark ederek. “kesinlikle bir yerlerde olduğunu biliyordum. ”
takibin sonuna doğru
Boyabat Masaj Salonu-Masöz Esra
Logan kardeşler bavullarını toparladılar. Bu ortalama on saniye sü rdü ve otelden ayrıldılar.
Logan kardeşlerden tekinin cebinde 22.Lik bir tabanca vardı.
Otelin karşısındaki caddeye park edilmiş, ü ç yıl ö nce evlerinden ayrıldıkları zamankinden çok daha yaşlı ve çarpık olan otomobillerine doğru ilerlediler.
Kardeşlerden biri bavullarım, beş galonluk benzin dolu bidonların yanma bagaja koydu.
Kardeşleri çoktan arabanın ön tarafına oturmuşlardı bile. “Adres nedir?” diye sordular ona.
“Chestnut Sokağı”
“Sana oraya nasıl gidebileceğimizi söylemiş oldu mi?”
Logan kardeş otel odasında telefonu kapattıktan sonrasında bu mevzuşmayı yapmışlardı. Sadece aynı konuşmayı tekrarlıyorlardı çü nkü bu onları mutlu ediyordu. Kısa bir sü re sonra bowling kupaları ellerinde olacaktı.
“Evet, buradan Pine Caddesi’nden sola dö n, sonra cadde süresince devam et, ben sana ne tarafa sapacağını göstereceğim. Fillmore’da sapıyoruz. ”
Çalman bowling kupalarını geri almak için Pine Caddesi süresince yavaşça devam ettiler. Birbirlerine hiçbir şey sö ylemediler. Kardeşlerden ikisi sevgili bowling kupalarını tekrar görebilme duyguları içinde kaybolmuşlardı. Diğer kardeş ise cinayeti düşünüyordu.
Son yorumlar